Yûsuf Nâbî kimdir? Yûsuf Nâbi’nin şiiri ve hikayesi nasıldır?

0

Yusuf Nabi, Osmanlı Devleti zamanında yetişen ozan ve evliyalardandır. Dîvân edebiyatı şâiri olan Yusuf Nabi’nin “Sakin terk-ı edepten” naatı (şiiri) meşhurdur. Sevgili Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) direktifiyle, tüm Medine semalarında Urfalı büyük Ozan Yusuf Nabi’nin şiiri yankılanmıştır. Peygamber aşığı olan Yusuf Nabi’nin, “Sakın terk-I edepten” şiirinin öyküsünü yazımızın devamında okuyabilirsiniz.

Urfalı Divân Şairi Yusuf Nabi Kimdir?

Osmanlı Divan şairlerinden olan Yusuf Nabi 1642 senesinde Şanlıurfa’da dünyaya gelen ve orada eğitim görmüştür. Yusuf Nabi, İslam ilimlerini oldukça iyi bilen , Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem) aşık bir divan şairidir. Urfalı büyük ozan Yusuf Nabi’nin şiirleri daha oldukça günlük hayatta karşılaşılan sorunlarda yol gösterecek ve ara sıra tembih verecek bir yapıdadır. 12 Nisan 1712’ de vefat eden Yusuf Nabi’nin kabristanı, Üsküdar’ da Karacaahmet Mezarlığındadır.

Divân Şairi Yusuf Nabi’nin “Sakın Terk-I Edepten” (Naat) Şiiri Ve Hikayesi

Yusuf Nabinin bu kadar meşhur olmasında, tanınmasında aşağıdaki vaka oldukça etkili olmuştur;

Sakın Terki Edepten…

Yusuf Nâbî, padişah IV. Mehmed zamanında hacca gitmek suretiyle bir kısım devlet adamlarıyla beraber yola çıktı. Hicaz yollarında, Peygamber Efendimiz’in aşkından dolayı, Yusuf Nabî asla uyumadı. Medine-i Münevvere’ye yaklaştıklarında kafileden bir devlet adamının uykusu geldi ve ayaklarını kıbleye doğru uzatarak uyuya kaldı. Peygamber Efendimiz’ in (sallallahu aleyhi vesellem) beldesine bu kadar yaklaşmışken uyuya kalan bu kişiyi gören Peygamber aşığı Yusuf Nabi, bir tek bu insanın duyacağı nidâda içinden gelen bir ilhamla şu beyti söylemiş oldu:

Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ’dır bu!

Nazargâh-i ilâhîdir, makâm-ı Mustafâ’dır bu.

[Edebi terketmekten sakın! Zîrâ burası Allahü teâlânın sevgilisinin bulunduğu yerdir. Bu yer, Hak teâlânın nazar evi, Resûl-i Ekrem’in makâmıdır.]

Doğal devlet adamı bu nidaları duyunca uyandı ve şiirde anlatılmak istenileni anlamış oldu ve ayaklarını biriktirerek doğrulduktan sonrasında şöyleki söylemiş oldu ; “Ne süre yazdın bunu? Sen ve benim haricimde başka duyan oldu mu?” Bunun üstüne Yusuf Nabi “” Hayır daha ilkin bunu söylememiştim. Şu anda sizi bu durumda uzanmış gördüm ve elimde olmadan yüksek sesle anlatmaya başladım. İkimizden başka bilen yok.” dedi. Bu sözleri duyan o şahıs rahatladı ve “ Madem bu şiiri ilk kez burada söyledin, o süre sakın başka bir yerde söylemeyesin bu bir tek sen ve benim aramda duracak. Eğer duyulursa senin için {hiç de} iyi olmaz!” diyerek uyarıda bulunmuş oldu. Yusuf Nabi bu uyarı karşısında sessiz kaldı…

Mescid-i Nebevi’ ye vardıklarında ibretlik bir hadiseyle karşı karşıya kaldılar. Müezzinler sabah ezanın okuduktan sonrasında Yusuf Nabi’nin “Sakın terk-i edebden” diye süregelen şiirini okumaya başladılar. Urfalı büyük ozan ve o devlet adamı bu esnada hayretten donakaldılar. Sonuçta daha birkaç dakika ilkin bu beyti söylemişti, kimsenin bilmesine olanak yoktu…

Yusuf Nabi derhal müezzinin yanına vardı ve azca ilkin yaşanmış olan bu hadisenin hikmetini sual etti. Fakat müezzin asla bir şey söylemiyordu. Şaşkınlığına daha da şaşkınlık eklenen Yusuf Nabi sonunda baş müezzini buldu ve kendini tanıttıktan sonrasında işin sırrını ona sordu. Baş müezzin bu suali şöyleki yanıtladı;

“Öteki müezzin dostlar bu suali yanıtlamamakta haklıdırlar. Bundan dolayı bu hadise sırdır. Sadece kendinizi tanıttınız ve siz Yusuf Nabi iseniz, sizden gizli saklı değil doğal ki… Bu gece tüm müezzinlerin rüyasına Sevgili Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onur verdiler. Sizin bu şiirinizi okuyup, öğrettiler. Ve dediler ki; “Ümmetimden Yusuf Nabi Medine’ ye geliyor, sabah ezanı okuduktan sonrasında bu şiiri okuyarak Nabi’yi karşılayınız !”

Peygamber aşığı Yusuf Nabi ağlayarak sordu;

Hakkaten Ümmetimden Nabi mi dedi?

Baş müezzinden evet yanıtını duyan Yusuf Nabi 3 kez daha yine sorar ve yeminle onay ettirdikten sonrasında luk ve mutluluktan oracıkta bayıldı…

İşte kaynak açıkça anlaşılmıştır… Urfalı Büyük şairimiz Yusuf Nabi müjdelerin en büyüğüyle nasiplenmiştir…

Yusuf Nabi’nin Eserleri

1-Manzum Eserleri

  • Türkçe Divân
  • Farsça Dîvânçe: (Dîvânçe-i Gazeliyyât-ı Fârisî)
  • Çeviri-i Hadîs-i Erbaîn
  • Hayriyye
  • Hayrâbâd
  • Sur-nâme

2-Mensur Eserleri

  • Fetih-nâme-i Kamaniçe:
  • Tuhfet ül-Harameyn
  • Zeyl-i Siyer-i Veysî
  • Münşeat
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.